Suriye geçiş yönetiminin Devlet Başkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamalarda, ülkesinin dış politikası ve güvenlik gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Şam yönetiminin, İsrail ile olası bir güvenlik anlaşmasına varmak için aktif bir şekilde çalıştığını belirten Şara, bu süreçte çok sayıda ülkenin de katkı sağladığını ifade etti.

El Cezire kanalında Arapça yayımlanan röportajında Şara, olası bir güvenlik düzenlemesinin krizin çözümüne kapı aralayabileceğini vurguladı. Ancak bu durumun, İsrail’in 1973 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri üzerindeki Suriye haklarından taviz verilmesi anlamına gelmeyeceğinin altını çizdi. İsrail ile herhangi bir çatışma istemediklerini ve bu durumdan çıkar sağlamayı amaçlamadıklarını belirten Suriye lideri, güvenlik iş birliğinin kapsamlı bir barışa zemin hazırlayabileceğini aktardı.

ABD Yaptırımlarının Kaldırılması ve Bölgesel İlişkiler

Röportajda dış ilişkiler ve yaptırımlar konusuna da değinen Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması sürecinde kritik bir rol oynadığını kaydetti. Bu süreçte Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de arabuluculuk yaptığını belirten Şara, eski Beşşar Esed rejiminin suçları nedeniyle getirilen yaptırımların halkın üzerinde kalmasının makul olmadığını söyledi. Sezar Yasası’nın yanı sıra 1979’dan beri sürdürülen “teröre destek veren devletler” listesinden çıkarılma sürecinin devam ettiğini ve itiraz süresinin ardından kararın yürürlüğe gireceğini ifade etti.

Ayrıca Lübnan politikasına da değinen Ahmed Şara, Lübnan’a askerî müdahalede bulunmayacaklarını, temel amaçlarının Lübnan hükümetine krizden çıkış ve istikrar konusunda destek vermek olduğunu sözlerine ekledi. Kürtlerle yapılan anlaşmanın uygulanmasında ise bir yavaşlık yaşandığını ancak bu anlaşmaya güvendiklerini belirtti.